Ru’yet-i Hilal Konferansı – 1973

0

İSLAM ÜLKELERİ EVKAF VE DİN İŞLERİ BAKANLARI TOPLANTISINDA KAMERİ AYLARIN BAŞLANGIÇLARININ TESPİTİYLE İLGİLİ OLARAK ALINAN KARARLAR

26 Şubat – 3 Mart 1973 tarihlerinde KUVEYT’TE İSLAM ÜLKELERİ EVKAF VE DİN İŞLERİ BAKANLARI seviyesinde bir KONFERANS düzenlenmiş ve konferansta kameri ayların başlangıçlarının belirlenmesiyle ilgili olarak aşağıdaki kararlar alınmıştır:

a) Kameri ayların tespitinde asil olan hilalin Ru’yetidir, Ru’yet’in vaki olduğu kesin bilgi ifade eden haber yolları ile sabit olur. Ancak kuvvetli deliller gösterilirse HABERE İTİBAR EDİLMEZ. Bu kuvvetli delillerden biri de ASTRONOMİ HESAPLARIDIR.

b) Din ve astronomi sahasında mütehassis ilim adamlarınca bütün İslam ülkelerinde uygulanacak müşterek takvim hazırlanmalıdır.

c) Takvim komisyonu takvimi SU ESASLARA GÖRE HAZIRLAYACAKTIR;

1 – KAMERİ AYIN İCTİMAI TAKİP EDEN GECEDEN BAŞLAMASI,
2 – Hilalin görülebilmesi için ay cisminin güneşten açısal uzaklığının 7° den az olmaması,
3 – Ay cisminin güneş battıktan sonra görülebilecek süre UFUKTA KALMASI,
4 – Hilalin görülebilme hesaplarında başlangıç noktası olarak MEKKE’NİN ESAS OLARAK
ALINMASI.

ÖNEMLİ NOT:
Söz konusu kararın 1.fıkrasında: “KAMERİ AYIN İCTİMAI TAKİP EDEN GECEDEN BAŞLAMASI,” öngörülürken,
2.fıkrasında: “Hilalin görülebilmesi için ay cisminin güneşten açısal uzaklığının 7° den AZ OLMAMASI”
3.fıkrasında ise: “Ay cisminin günes battiktan sonra görülebilecek süre UFUKTA KALMASI” istenilmektedir.
Oysa Ay cisminin güneşten açısal uzaklığının 7°olması için, içtimadan sonra, en az 12 saatin geçmesi gerekir. Ayrıca Ay cisminin güneş battıktan sonra görülebilecek süre ufukta kalması için de, güneş battığı anda hilalin en az 5°ufkun üstünde olması gerekir. Buna göre içtima olayını takip eden günün her zaman kameri ayin ilk günü olması mümkün değildir. Bu sebeple yukardaki kararın ( c ) bendinin 1. Maddesi ile 2. ve 3. Maddeleri çelişmektedir. Bazı İslam ülkeleri içtimadan sonra ay cisminin yer yüzünde görülebilecek kalınlığa ulaşması ve güneş battıktan sonra en az ufkun 5° üstünde kalması için gereken sürenin geçmesinin beklemeden, içtimayı takip eden günü, kameri ayı ilk günü olarak kabul etmekte ve takvimlerini buna göre düzenlemektedirler. Oysa dini hükümlere göre kameri aylar, İçtima ( kavuşum ) olayı ile değil;

1 – Ay cisminin, güneş battıktan sonra bati ufkunda görülmesi veya
2 – Ay cisminin, görülebilecek şekilde ufkun üstünde bulunduğunun kesinlikle bilinmesi ile başlar.

Bunlardan ilkine “hakiki ru’yet”, ikincisine ise “hükmi ru’yet” denir. İşte bazı İslam ülkeleri ile Türkiye arasında zaman zaman meydana gelen farklı günlerde ramazana başlama ve bayram yapma, bu ülkelerin dini hükümlere aykırı olarak içtima olayını takip eden günü kameri ayin ilk günü itibar etmelerinden kaynaklanmaktadır.

 

 

 

Kaynak: http://www.diyanet.gov.tr

 

Share.

Yazar Hakkında

Yorum yaz